Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sanki...

  Sanki hıçkıra hıçkıra ağlarsam içimdeki acı su gibi akacak gibi sanki yeteri kadar ağlarsam sesim yağmur ve fırtına da duyulabilir gibi yeteri kadar ağlarsam ağrım hafifleyecek gibi sanki ağlarsam biri konuşmasam da beni anlayabilir gibi ve gerçekten sanki yeteri kadar hıçkıra hıçkıra ağlarsam hayal kırıklıklarım bitecek gibi...

Çok garip

 Çok garip yazmak istediğim söylemek istediğim çok şey var da sanki daha önce defalarca yazmışım ve  söylemişim gibi hissediyorum. Kendimi mi tekrar ediyorum? Yoksa yaşanan olaylara ve durumlara tepkim aynı diye mi bana öyle geliyor. Çok büyüdüm gibi hissediyorum. Umarım bu düşüncem kibir değildir. Sanki artık söylenenin arkasındaki şeyleri de duyuyormuşum gibi geliyor. Ya da sadece çirkinimi daha iyi anlıyorum diye gereksiz bir havaya kapılıyorum. Yapmamız gereken şeyler lüksmüş gibi gösteriliyor artık. Yıl 2025 ve kibar nazik bir insan olmak lüksmüş gibi yansıtılıyor. Benim de çirkinimi anlayıp saygı ve anlayış göstermem olması gereken değil mi? Bugün işte çok gergindi diye yanına gelmemi istemedi. Benden rahatsız olacağı için değil gerginliğini bana yansıtıp beni üzmemek için. Bunu anlayabildiğimden ziyade bana kendisini anlatabildiği için mutlu oldum. Daha doğrusu bunu böyle bilecek kadar onu tanıdığım için ve onu tanıdığıma ve anlayış göstereceğime olan güveni bana duyduğ...

Alıntılar ve Yorumlar

 "Hayat kitabımızı, hayal kırıklığı ve umudun mürekkebine banarak yazıyoruz, bu yüzden olsa gerek, sayfaları rengarenk."  (Kemal Sayar) Bugün unutmak istemediğim ve etkilendiğim satırları sayfama ekleyerek yazıma devam edeceğim. Herkesin mutsuz olduğu bu zamanda bende olurda umutsuzluğa düşersem hatırlamak isterim diye. Einstein'a sormuşlar Tanrıya inanmıyor musun? Spinoza'nın Tanrısına inanıyorum demiş. Spinoza'nın Tanrısı yada doğasına göre Tanrı şöyle derdi: Dua etmeyi ve boşuna göğsüne yumruk atmayı bırak! Yapmanı istediğim tek şey, dünyaya çıkıp hayatının tadını çıkarmandır. Eğlenmeni, şarkı söylemeni ve senin için yaptığım her şeyin tadını çıkarmanı istiyorum. Kendi inşa ettiğin tapınaklara gitmeyi de bırak. Onların benim evim olduğunu söylüyorsun! Benim evim dağlarda, ormanlarda, nehirlerde, göllerde, plajlarda ve senin kalbindedir. Sefil hayatın için beni suçlamayı bırak; çünkü ben sana hiçbir zaman yanlış bir şey olduğunu ya da günahkar olduğunu yada cins...

Aralık geldi yıl bitiyor ben şok!

 Aralık geldi inanabiliyor musunuz? Yılın son ayı geldi. 2025 bitecek ve zaman sonsuz döngüde başka bir isim alacak. Önceden toplumun inancını bende paylaşır ve yeni bir yıl yeni dilekler, yeni hedefler, yeni kararlar gibi gelirdi. Zamanı bütün bir halde sonsuz olarak algıladığımdan beri tarihin yada yılın değişmesi bende çok fazla bir etki uyandırmıyor. İlerleyen zamanla beraber bende gelişip ilerliyorum benim için önemli olan da bu. Duygularımı olumlu yada olumsuz kırıcı olmadan daha güzel ifade etmeye başladım ve gerçekten sevginin kabullenişle büyüdüğünü fark ettim. Çift olarak hayatımızda bunu yapmak zor olsa da ne gariptir ki arkadaşlık ilişkilerimizde kendimizden çok farklı yada kusurlu olarak tanımladığımız birini kabul edebiliyoruz. Arkadaşımıza gösterdiğimiz kabullenişi özel hayatımızdaki ilişkide de yapabilsek aslında sorunların çoğu ortadan kaybolur. Birbirini kabul etmeyle gelen harika bir uyanış hissi var. Sanki her şey aslında şu an olması gerektiği gibi de daha önce...