Şikayetlenme ve üzülerek fark ettiklerim

 Bir saate evden çıkmam lazım ama ne yazık ki içimden bir şey yapmak gelmiyor. Gece yatamadım. Vücudum şiş ve huzursuzum. Belki dışarı çıkmak daha iyi hissettirir diye randevumu iptal etmeden çıkacağım. Müzik dinlemek daha iyi hissettirecek diye umuyorum çift dolmuş yapacağım için yanıma kulaklığımı alacağım. Belki süpriz bir gelişmeyle karşılaşırım diye memur işe alım ilanlarına baktım ancak bana göre bir şey bulamadım. Geriye dönüp baktığımda nasıl geleceğim için bu kadar cahil ve yol göstericisiz olduğumu asla anlayamıyorum. Hep o anı kurtarmalık iş arama ve para kazanma derdine düşmüşüm. Şimdi elimde kocaman bir hiç var. İşin kötü tarafı paraya ihtiyacım var bir kadın olsam da benim de kendimi güçlü hissedebilmem için paraya ihtiyacım var daha da önemlisi kendi hakkımla kazandığım parayla yapmak istediğim süprizler almak istediğim hediyeler var.  İyi bir insan olduğumun farkındayım yine de bazen kendimi işe yaramaz hissediyorum. Niyetimle yaptıklarım uyuşsun diye asla özel sektördeki iş ilanlarına bakmıyorum ama bazen güne uyanmak için güzel bir sebebimin olması hoşuma giderdi diye düşünüyorum. Yani koşmak dışında sevdiğim adamı görmeye gitmek dışında...

(Dışarı çıkıp geldikten sonra)

Her cümleden gereksiz anlamlar çıkaran insanlara şöyle sesleniyor Stefan Zweig: " Ben söylediklerimden sorumluyum, anladıklarınızdan değil."

Not: Dışarı çıkıp yürümek biraz iyi hissettirdi ancak estetik uzmanım ne kadar harika bir enerjim olduğunu söylediğinde bu sefer mutlu olmak yerine üzüldüm. O an aklımdan genelde enerji veren konumda olan hep ben olduğum geçti. Çirkinim dışında çevremde bana enerji veren enerjimi yükselten biri olmadığını bir kez daha fark ettim. Kesin olarak fark ettiğim şeylerden biri de acilen yarın koşmaya çıkmam gerektiği ve koşu ayakkabımın iadesi için müşteri hizmetlerini tekrar aramam gerektiği.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Daha iyiyim

Değiştim mi Eksildim mi?

Temmuza Girerken